"depleted" in Turkish
Definition
Bir şeyin miktarı, gücü veya sayısı çok azaldığında ya da neredeyse kalmadığında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Bilimsel ve resmi bağlamlarda 'depleted' kullanılır. 'Tükenmiş kaynaklar', 'azalmış enerjiler' gibi deyimlerle sık geçer. Tamamen bitmeye yakın durumu belirtir.
Examples
After the long hike, I felt completely depleted.
Uzun yürüyüşten sonra kendimi tamamen **tükenmiş** hissettim.
The country's water supply is depleted after months without rain.
Aylarca yağmur yağmadığı için ülkenin su kaynağı **tükenmiş** durumda.
The farmer's soil has become depleted from overuse.
Çiftçinin toprağı aşırı kullanımdan dolayı **tükenmiş**.
By the end of finals week, most students are totally depleted.
Final haftasının sonunda çoğu öğrenci tamamen **tükenmiş** olur.
Our resources are almost depleted, so we need to find new solutions.
Kaynaklarımız neredeyse **tükenmiş**, bu yüzden yeni çözümler bulmamız gerekiyor.
He looked so depleted after running the marathon that I barely recognized him.
Maratonu koştuktan sonra o kadar **tükenmiş** görünüyordu ki, neredeyse tanıyamadım.