"delinquent" in Turkish
Definition
Suçlu kelimesi genellikle genç yaşta suça karışanları ifade eder. Ayrıca, ödenmemiş veya gecikmiş borçlar için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genelde genç suçlular için kullanılır; 'juvenile delinquent' sabit bir ifadedir. Gecikmiş ödeme için 'delinquent account' denir. 'criminal' ve 'late' ile karıştırmayın.
Examples
The police caught a delinquent spray-painting the wall.
Polis, duvara sprey boyayla yazı yapan bir **suçlu**yu yakaladı.
He was labeled a delinquent at school for breaking the rules.
Okulda kuralları çiğnediği için ona **suçlu** denildi.
Her account is delinquent because she didn't pay the bill on time.
Borcunu zamanında ödemediği için hesabı **gecikmiş** durumda.
The city is working to help delinquent teens find better opportunities.
Şehir, **suçlu** gençlerin daha iyi fırsatlar bulmasına yardımcı oluyor.
If your payment stays delinquent, you might get charged a late fee.
Ödemeniz **gecikmiş** kalırsa, gecikme ücreti ödeyebilirsiniz.
Some parents worry their kids could turn delinquent without enough supervision.
Bazı ebeveynler, yeterli gözetim olmazsa çocuklarının **suçlu** olabileceğinden endişe ediyor.