"delaying" in Turkish
Definition
Bir şeyi sonraya bırakmak ya da gerçekleşmesini daha uzun sürmek. Her zaman planlı olmayabilir.
Usage Notes (Turkish)
'delaying' genellikle nötrdür; sık olursa rahatsızlık yaratabilir. Şunlarla çok kullanılır: 'delaying a response', 'delaying a flight', 'delaying treatment'. 'postponing'a göre daha az planlıdır.
Examples
He is delaying his homework until after dinner.
Ödevini akşam yemeğinden sonraya **geciktiriyor**.
The rain is delaying the game.
Yağmur oyunu **geciktiriyor**.
They are delaying the meeting for one hour.
Toplantıyı bir saat **geciktiriyorlar**.
Are you delaying telling her the news because you're nervous?
Gergin olduğun için ona haberi söylemeyi mi **geciktiriyorsun**?
Traffic was delaying us, so we missed the beginning of the movie.
Trafik bizi **geciktirdi**, bu yüzden filmin başını kaçırdık.
She keeps delaying her decision until she feels ready.
Hazır olmadıkça kararını **geciktirmeye** devam ediyor.