"defective" in Turkish
Definition
Düzgün çalışmayan veya bir hatası olan; işlevini tam yerine getiremeyen bir eksiklik barındıran.
Usage Notes (Turkish)
'Defective' daha çok ürünler, makineler veya vücut parçaları için, özellikle resmi veya teknik ortamlarda kullanılır. Yaygın ifadeler: 'defective product', 'defective gene'. 'broken' (fiziksel olarak kırık) veya 'faulty' (daha az resmi) ile karıştırmayın.
Examples
This phone is defective and needs to be replaced.
Bu telefon **kusurlu** ve değiştirilmesi gerekiyor.
The company recalled all defective products.
Şirket tüm **kusurlu** ürünleri geri çağırdı.
A defective part caused the car to stop suddenly.
**Kusurlu** bir parça arabanın aniden durmasına sebep oldu.
Turns out the headphones were defective right out of the box.
Meğerse kulaklıklar kutudan çıktığı gibi **kusurluymuş**.
If your purchase is defective, you can exchange it without extra cost.
Aldığınız ürün **kusurluysa**, ek ücret ödemeden değiştirebilirsiniz.
They sent us a defective batch by mistake, so replacements are coming soon.
Yanlışlıkla bize **kusurlu** bir parti göndermişler, yedekleri yakında geliyor.