"deceitful" in Turkish
Definition
Başkalarını kandırmak için bile isteye yalan söyleyen veya gerçeği gizleyen kişileri ya da davranışları tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi ve olumsuz bir anlam taşır; 'deceitful person', 'deceitful methods' gibi ifadelerde sıkça geçer. 'Fraudulent'ten daha hafif bir anlamdadır.
Examples
He is a deceitful person who often lies.
O, sık sık yalan söyleyen **aldatıcı** bir kişidir.
Never trust a deceitful friend.
**Aldatıcı** bir arkadaşa asla güvenme.
The company used deceitful methods to get money.
Şirket, para elde etmek için **aldatıcı** yöntemler kullandı.
His deceitful behavior finally caught up with him.
Onun **aldatıcı** davranışları en sonunda başına iş açtı.
She sounded sincere, but her promises were deceitful.
Samimi görünüyordu ama sözleri **aldatıcı**ydı.
It's hard to spot someone as deceitful as him at first.
İlk başta onun kadar **aldatıcı** birini fark etmek zordur.