"decadent" in Turkish
Definition
Baş döndürücü derecede lüks ve kendini şımartıcı olan şeyleri tanımlar; ayrıca aşırı zevk ya da disiplin eksikliği nedeniyle ahlaki ya da kültürel çöküşü de anlatabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle yiyecekler, tatlılar veya lüks yaşamlar için kullanılır; 'decadent cake', 'decadent lifestyle' gibi ifadelerde olumlu (gösterişli, etkileyici) veya olumsuz (ahlaki çöküş) anlam taşıyabilir.
Examples
This chocolate cake is so decadent.
Bu çikolatalı kek gerçekten **aşırı lüks**.
They live a decadent lifestyle with many luxuries.
Onlar birçok lüksle **aşırı lüks** bir yaşam sürüyor.
The empire fell because it became too decadent.
İmparatorluk çok fazla **bozulmuş** olduğundan düştü.
Wow, this dessert is totally decadent—I could eat it every day!
Vay, bu tatlı tamamen **aşırı lüks**—her gün yiyebilirim!
She's known for her decadent taste in fashion.
Moda konusundaki **aşırı lüks** zevkiyle tanınıyor.
Some critics call the movie visually decadent, but lacking real substance.
Bazı eleştirmenler bu filmi görsel olarak **aşırı lüks** buluyor ama gerçek bir derinlik olmadığını söylüyorlar.