"deadbeat" in Turkish
Definition
Çalışmaktan veya sorumluluklardan kaçan, özellikle borcunu ödemeyen veya ailesine bakmayan kişiye denir.
Usage Notes (Turkish)
Bu kelime gayriresmî ve olumsuz anlam taşır; özellikle sürekli borçlarını ödemeyen veya aile sorumluluğundan kaçanlar için kullanılır. Sadece tembel olanlar için kullanılmaz.
Examples
He is a deadbeat who never pays his bills.
O asla faturalarını ödemeyen tam bir **sorumsuz**.
Nobody wants to hire a deadbeat.
Kimse bir **sorumsuz**u işe almak istemiyor.
The landlord was tired of dealing with deadbeats.
Ev sahibi, **asalaklarla** uğraşmaktan yorulmuştu.
Don't be such a deadbeat—help out around the house for once!
Böyle bir **sorumsuz** olma—bir kere de olsun ev işlerinde yardım et!
Everyone knows Jake is a deadbeat dad—he never visits his kids.
Herkes Jake’in bir **sorumsuz baba** olduğunu biliyor—hiç çocuklarını görmez.
My roommate turned out to be a total deadbeat and left me with all the rent.
Ev arkadaşım tam bir **asalak** çıktı ve bütün kirayı bana bıraktı.