"cultural" in Turkish
Definition
Bir toplumun, grubun veya ülkenin gelenekleri, inançları, sanatı ya da sosyal etkinlikleriyle ilgili olan.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle isimlerden önce gelir: 'cultural differences' (kültürel farklılıklar), 'cultural heritage' (kültürel miras). Resmi ve akademik ortamlarda sıkça kullanılır. 'cultured' (kültürlü, eğitimli) ile karıştırmayın.
Examples
We learned about cultural traditions from other countries.
Başka ülkelerin **kültürel** gelenekleri hakkında bilgi edindik.
Music is an important cultural activity in this city.
Müzik bu şehirde önemli bir **kültürel** faaliyettir.
There are many cultural events every year.
Her yıl birçok **kültürel** etkinlik düzenleniyor.
The company promotes a cultural exchange program for its employees.
Şirket, çalışanları için bir **kültürel** değişim programı yürütüyor.
Moving abroad was a huge cultural adjustment for her.
Yurt dışına taşınmak onun için büyük bir **kültürel** uyumdu.
Food is a big part of any cultural identity.
Yemek, herhangi bir **kültürel** kimliğin büyük bir parçasıdır.