Type any word!

"cuffs" in Turkish

manşetkelepçe

Definition

Manşet; gömlek kolu veya pantolon paçasının uç kısmıdır, bazen katlanır ya da dikilir. Ayrıca, 'cuffs' kelimesi gayriresmi olarak 'kelepçe' yani el bileğine takılan metal zinciri de ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla çoğul kullanılır. Kıyafet için 'gömlek manşetleri', 'kot manşetleri' denir. 'Kelepçe' anlamında ise argo ve konuşma dilinde, 'put the cuffs on' deyimiyle çokça geçer.

Examples

His shirt cuffs were too tight.

Gömleğinin **manşetleri** çok dardı.

She rolled up the cuffs of her jeans.

O, kotunun **manşetlerini** katladı.

The police put cuffs on the suspect.

Polis şüpheliye **kelepçe** taktı.

He forgot to iron his cuffs, so they looked messy.

**Manşetlerini** ütülemeyi unuttuğu için, kötü görünüyordu.

Rolling up your cuffs is a good way to stay cool in summer.

Yazın **manşetleri** yukarı katlamak serin kalmak için iyi bir yol.

As soon as they walked in, the officer snapped the cuffs on.

İçeri girer girmez memur hemen **kelepçeleri** taktı.