"crumbling" in Turkish
Definition
Yaşlılık veya zarar nedeniyle bir şeyin parça parça dökülmesi ya da zayıflayıp çökmesi; hem somut hem de soyut durumlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
En çok eski binaları veya 'crumbling economy' gibi soyut kavramları tanımlamak için kullanılır. Yemekler için kullanılmaz; onlar için 'crumbly' denir.
Examples
The old house is crumbling.
Eski ev **çöküyor**.
The wall was crumbling in the rain.
Yağmurda duvar **dökülüyordu**.
She touched the crumbling stone carefully.
Taşa **dökülmekte olan** şekilde dikkatlice dokundu.
The city’s roads are crumbling from years of neglect.
Şehrin yolları yıllarca ihmal yüzünden **dökülüyor**.
Their marriage felt like it was slowly crumbling.
Evlilikleri sanki yavaşça **çöküyormuş** gibi hissettirdi.
You could see bits of plaster crumbling onto the floor.
Alçı parçalarının yere **döküldüğünü** görebiliyordun.