Type any word!

"crumble" in Turkish

ufalanmakparçalanmakçökmek

Definition

Bir şeyin küçük parçalara ayrılması veya yavaşça gücünü, sağlamlığını kaybetmesi. Kurumlar veya ilişkilerde de benzetme olarak kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'crumble' genellikle pasta, kurabiye, duvar gibi şeylerde ve ilişki, güven gibi konularda kullanılır. 'crush' (ezmek) ya da 'collapse' (çökmek) ile karıştırmayın; daha çok yavaş yavaş bozulmak anlamındadır.

Examples

Be careful, the old wall might crumble if you touch it.

Dikkat et, eski duvar dokunursan **ufalanabilir**.

This cookie will crumble easily in your hand.

Bu kurabiye elinizde kolayca **ufalanır**.

The dry leaves crumble to dust.

Kuru yapraklar **ufalanıp** toz olur.

Over time, their partnership began to crumble under pressure.

Zamanla, ortaklıkları baskı altında **çökmeye** başladı.

If my plans crumble, I'll just try again.

Planlarım **çökerse**, tekrar denerim.

She watched her confidence crumble after the criticism.

Eleştiri sonrası özgüveninin nasıl **parçalandığını** izledi.