"crumb" in Turkish
Definition
Genellikle ekmek, kek veya bisküvi gibi yiyeceklerin çok küçük parçası. Herhangi bir yiyeceğin küçük parçası için de kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle ekmek veya hamur işlerinin küçük parçaları için kullanılır; ancak her türlü yiyeceğin küçük parçası için de geçerlidir. 'bread crumbs', 'not a crumb left', 'every crumb' gibi deyimlerde de bulunur, çok az bir miktarı ifade etmek için de kullanılır.
Examples
There is a crumb on the table.
Masada bir **kırıntı** var.
He picked up every crumb after lunch.
O, öğle yemeğinden sonra her **kırıntı**yı topladı.
A bird ate a crumb from the ground.
Bir kuş yerdeki bir **kırıntı**yı yedi.
Please don’t leave a single crumb on the couch.
Lütfen kanapede bir tek **kırıntı** bile bırakmayın.
Kids, wipe up those crumbs before the ants find them!
Çocuklar, karıncalar gelmeden o **kırıntıları** silin!
After everyone had eaten, there wasn’t a crumb left on the plate.
Herkes yedikten sonra, tabakta bir tane bile **kırıntı** kalmamıştı.