"crucify" in Turkish
Definition
Birini haça çivileyerek veya bağlayarak öldürmek, özellikle İsa'nın ölümüyle ilişkilidir; mecazi olarak birini çok sert eleştirmek için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Çarmıha germek' kelimesi, hem dini-literer anlamda hem de mecazi olarak çok sert eleştiri için kullanılır. Günlük ve hafif eleştirilerde uygun değildir.
Examples
The Romans used to crucify people as a punishment.
Romalılar cezalandırmak için insanları **çarmıha gererdi**.
They threatened to crucify him for betraying the team.
Takımı sattığı için onu **çarmıha germekle** tehdit ettiler.
If you make a mistake, don’t worry—they won’t crucify you.
Bir hata yaparsan endişelenme—seni **çarmıha germezler**.
The media absolutely crucified her after the scandal.
Skandalın ardından medya onu tamamen **çarmıha gerdi**.
After saying the wrong thing at the meeting, I felt like everyone wanted to crucify me.
Toplantıda yanlış bir şey söyledikten sonra herkesin beni **çarmıha germek** istediğini hissettim.
That movie was so bad the critics totally crucified it.
Film o kadar kötüydü ki eleştirmenler onu tamamen **çarmıha gerdi**.