Введите любое слово!

"crowning" in Turkish

taç giymezirvedoğumda başın görünmesi

Definition

Birine taç giydirme törenidir; ayrıca bir sürecin en önemli veya en yüksek noktası anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

'crowning achievement' ifadesinde olduğu gibi en büyük başarı için sıkça kullanılır. Tıpda bebeğin başı göründüğünde de kullanılır. Hem doğrudan hem de mecaz anlamda resmi dilde geçer.

Examples

The queen had her crowning ceremony last year.

Kraliçenin **taç giyme** töreni geçen yıl yapıldı.

Winning the gold medal was the crowning moment of her career.

Altın madalya kazanmak, kariyerinin **zirve** anıydı.

The crowning of the new king took place in the grand hall.

Yeni kralın **taç giyme** töreni büyük salonda gerçekleşti.

Many see the bridge as the crowning achievement of modern engineering.

Pek çok kişi köprüyü modern mühendisliğin **zirve** başarısı olarak görüyor.

The chef called her new dessert the crowning touch to the menu.

Şef, yeni tatlısını menünün **taçlandırıcı** dokunuşu olarak adlandırdı.

During labor, the nurse said the baby was crowning and it was almost time.

Doğum sırasında hemşire, bebeğin başının **görünmeye başladığını** ve neredeyse zamanının geldiğini söyledi.