"crook" in Turkish
Definition
Başkasını kandıran veya hırsızlık yapan kişi; ayrıca, çobanların kullandığı kıvrık sopa anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok gayriresmî dilde, Amerikan İngilizcesinde ve suç hikâyelerinde suçlu veya dolandırıcı anlamında kullanılır. 'Crooked' (eğri, eğilmiş vs.) ile karıştırmayın.
Examples
That crook stole my wallet.
O **dolandırıcı** cüzdanımı çaldı.
He is a well-known crook in the city.
O, şehirde tanınmış bir **dolandırıcı**.
The shepherd held his crook tightly.
Çoban, **çoban değneğini** sıkı tuttu.
You can't trust that guy—he's a real crook.
Şu adama güvenemezsin—o gerçek bir **dolandırıcı**.
The police finally caught the crook who had been robbing banks.
Polis sonunda bankaları soyan **dolandırıcıyı** yakaladı.
He hooked the lost sheep with his crook and pulled it to safety.
Kaybolan koyunu **çoban değneğiyle** yakalayıp güvenliğe çekti.