Type any word!

"crippled" in Turkish

felçlisakat (kaba)ağır zarar görmüş

Definition

Ciddi bir yaralanma, sakatlık veya hasar nedeniyle hareket edemeyen ya da normal işlevini yerine getiremeyen kişi veya şeyler için kullanılır. Ayrıca bir şeyin ciddi şekilde zarar görüp işlevsiz kalması anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

İnsanlar için doğrudan kullanımı kaba ve eski sayılır, bunun yerine 'engelli' kullanılmalıdır. Soyut anlamlarda ('crippled economy' gibi) yaygındır.

Examples

The service was crippled by heavy traffic on the website.

Web sitesindeki yoğun trafik nedeniyle hizmet **felç oldu**.

She felt emotionally crippled after the bad news.

Kötü haberi alınca kendini duygusal olarak **felç olmuş** hissetti.

Many companies were crippled by the new regulations.

Birçok şirket yeni düzenlemelerle **ağır zarar gördü**.

After the accident, his left arm was crippled.

Kaza sonrası sol kolu **felçli** kaldı.

The war crippled the country's economy.

Savaş, ülkenin ekonomisini **ağır zarar gördü**.

His crippled bicycle could not be repaired.

Onun **ağır hasar görmüş** bisikleti tamir edilemedi.