Type any word!

"craven" in Turkish

aşırı korkaködlek

Definition

Birinin, özellikle cesaret gerektiren durumlarda, aşırı derecede korkak ve çekingen olduğunu ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok yazılı dilde, edebi eserlerde ya da eleştirilerde kullanılır; konuşmada nadirdir. 'Cowardly'den daha ağır ve utanç verici korkaklığı belirtir.

Examples

The craven soldier refused to fight.

O **aşırı korkak** asker savaşmayı reddetti.

People saw his actions as craven and selfish.

İnsanlar onun davranışlarını **aşırı korkak** ve bencil olarak gördüler.

It was a craven attempt to avoid responsibility.

Bu, sorumluluktan kaçınmak için yapılan **aşırı korkak** bir girişimdi.

Critics called the decision downright craven.

Eleştirmenler kararı tamamen **ödlek** olarak nitelendirdi.

His craven silence angered many supporters.

Onun **aşırı korkak** sessizliği birçok destekçiyi kızdırdı.

Nobody respected his craven excuses after the scandal.

Skandaldan sonra kimse onun **aşırı korkak** bahanelerine saygı göstermedi.