"cramped" in Turkish
Definition
Bir yerde yeterli alan olmadığında ve bu rahatsızlık hissettirdiğinde kullanılır. Genellikle oda, araç veya ofis gibi fiziki alanlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla fiziksel alanlar; 'dar oda', 'sıkışık apartman' gibi ifadelerde kullanılır. Sadece küçük değil, rahatsız edecek kadar sıkışık anlamını taşır.
Examples
The classroom is very cramped when all the students are inside.
Bütün öğrenciler içerideyken sınıf çok **sıkışık** oluyor.
He lives in a cramped apartment with his family.
Ailesiyle **dar** bir apartman dairesinde yaşıyor.
The bus felt cramped because so many people were standing.
Otobüs, ayakta çok kişi olduğu için **sıkışık** hissettirdi.
It’s getting cramped in here—can we open a window or something?
Burada **sıkışık** olmaya başladı—bir pencere açabilir miyiz?
My office is so cramped that I can barely move my chair.
Ofisim o kadar **dar** ki sandalyemi zorla hareket ettiriyorum.
We got cramped conditions on the flight, with barely any legroom.
Uçuş sırasında **sıkışık** koşullarda kaldık, neredeyse hiç diz mesafesi yoktu.