Type any word!

"cowboy" in Turkish

kovboy

Definition

Kovboy, özellikle geçmişte Amerika'nın batısında at süren ve sığırlarla ilgilenen adamdır. Ayrıca bu kültüre, giyime ve yaşam tarzına işaret eder.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle Amerikan Batısı'nın kültürü ve kovboy şapkası, çizmeleri gibi unsurlarla ilişkilendirilir. Günümüzde bazen 'kovboy ruhlu' kişi, yani dikkatsiz veya tehlikeli davranan biri için de kullanılır.

Examples

The cowboy rode his horse across the field.

**Kovboy**, atıyla tarladan geçti.

In the movie, the cowboy wears a big hat and boots.

Filmde **kovboy**, büyük bir şapka ve bot giyer.

My son wants to dress like a cowboy for the party.

Oğlum, partide **kovboy** gibi giyinmek istiyor.

He grew up on a ranch and still has that quiet cowboy style.

O, bir çiftlikte büyüdü ve hâlâ o sakin **kovboy** tarzı var.

Don't go all cowboy on this project—we need a careful plan.

Bu projede tamamen **kovboy** gibi davranma—dikkatli bir plan yapmamız gerek.

She loves old cowboy songs and western movies.

O, eski **kovboy** şarkılarını ve western filmleri çok seviyor.