"cowardice" in Turkish
Definition
Tehlike veya zorluk karşısında cesaret gösterememe; gereken durumda harekete geçmekten korkma durumu.
Usage Notes (Turkish)
'Korkaklık' resmi ve güçlü bir ifadedir; genellikle birinin cesaretsizliğini olumsuz şekilde yargılamak için kullanılır. 'Korkaklık eylemi' veya 'korkaklıkla suçlanmak' gibi kalıplarda görülür. Sadece 'korkmak' duygusuyla karıştırmayın.
Examples
The soldier was accused of cowardice.
Asker **korkaklık**la suçlandı.
He showed cowardice by running away.
Kaçarak **korkaklık** gösterdi.
Cowardice is not a quality we admire.
**Korkaklık** hayran olduğumuz bir özellik değildir.
Many considered refusing to help an act of cowardice.
Birçok kişi yardım etmeyi reddetmeyi bir **korkaklık** eylemi olarak gördü.
He later regretted his cowardice in not speaking up.
Daha sonra konuşmamasındaki **korkaklıktan** pişmanlık duydu.
Some say choosing peace takes more strength than cowardice.
Bazıları barışı seçmenin **korkaklıktan** daha çok güç gerektirdiğini söyler.