"cordon" in Turkish
Definition
Genellikle polis veya askerler tarafından güvenlik amacıyla bir alanı çevrelemek için oluşturulan insan veya nesne bariyeridir. Bu tür bir bariyer oluşturmak anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik engeller için kullanılmaz; genellikle polis, asker veya acil durumlarda geçerlidir. 'police cordon', 'cordon off an area' gibi ifadelerde sıkça geçer. Fiziksel ip veya halat anlamında kullanılmaz.
Examples
The police set up a cordon around the building.
Polis bina etrafında bir **kordon** kurdu.
No one was allowed to enter the cordon.
Kimse **kordon**un içine girmesine izin verilmedi.
A cordon was placed around the accident site.
Kaza mahalline bir **kordon** çekildi.
Crowds gathered outside the cordon, trying to see what was happening.
Kalabalıklar **kordon**un dışında toplanıp içeride neler olduğunu görmeye çalıştı.
They had to cordon off the street after the fire.
Yangından sonra caddeyi **kordonla** kapatmak zorunda kaldılar.
Reporters waited for hours outside the police cordon.
Muhabirler saatlerce polis **kordonu**nun dışında bekledi.