"convincing" 的Turkish翻译
释义
Bir şey inandırıcıysa, insanları doğru, gerçek ya da başarılı olacağına inandırır. Kanıt, argüman, açıklama veya birinin performansını tanımlamak için kullanılır.
用法说明(Turkish)
Çoğunlukla 'argument', 'evidence', 'reason', 'explanation', 'performance' gibi kelimelerle birlikte kullanılır. 'convincing' ikna eden şeyi, 'convinced' ise ikna olan kişiyi ifade eder. Hem günlük hayatta hem de resmî dilde yaygındır.
例句
Her answer was very convincing.
Cevabı çok **inandırıcı**ydı.
The police need more convincing evidence.
Polisin daha **inandırıcı** delillere ihtiyacı var.
He gave a convincing reason for being late.
Geç kalmasına **inandırıcı** bir sebep sundu.
You make a convincing case, but I still need time to think.
**İkna edici** bir argüman sundun ama hâlâ düşünmeye ihtiyacım var.
To be honest, his apology didn't sound very convincing.
Açıkçası, onun özrü pek **inandırıcı** gelmedi.
She was so convincing in the interview that everyone wanted to hire her.
Mülakatta o kadar **inandırıcı**ydı ki herkes onu işe almak istedi.