"converge" in Turkish
Definition
Farklı yönlerden gelenlerin aynı noktada buluşması veya birleşmesi. Çizgi, yol, insan ya da fikirlerin benzer veya bir araya geldiği durumları ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Akademik ya da resmi bağlamda sık kullanılır. 'converge on' yapısı, belli bir hedefe ya da çözüme odaklanmayı ifade eder. Rastgele toplanmak anlamına gelmez.
Examples
All the streets converge at the main square.
Tüm caddeler ana meydanda **kesişir**.
Different ideas can converge to solve a problem.
Farklı fikirler bir sorunu çözmek için **birleşebilir**.
The rivers converge near the city.
Nehirler şehir yakınında **birleşiyor**.
Crowds from all directions converged on the stadium before the big game.
Büyük maç öncesi her yönden kalabalıklar stadyuma **akın etti**.
Eventually, our opinions converged and we reached an agreement.
Sonunda fikirlerimiz **birleşti** ve anlaşmaya vardık.
Technology and art often converge in unexpected ways these days.
Günümüzde teknoloji ve sanat çoğu zaman beklenmedik şekillerde **birleşiyor**.