"contusion" in Turkish
Definition
Kontüzyon, deride ya da yumuşak dokuda ciltte açılma olmadan morarma ve doku hasarına yol açan bir yaralanmadır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok tıbbi veya resmi alanlarda kullanılır; günlük hayatta 'çürük' veya 'morarma' terimi daha yaygındır. "beyin kontüzyonu", "hafif kontüzyon" gibi ifadelerle birlikte görülür. Yüzeysel çizik veya kesikler için kullanılmaz.
Examples
The doctor said my leg has a contusion.
Doktor, bacağımda **kontüzyon** olduğunu söyledi.
A contusion can happen if you bump into a table.
Bir masaya çarparsanız **kontüzyon** oluşabilir.
She had a purple contusion on her arm.
Kolunda mor bir **kontüzyon** vardı.
He didn't break any bones, just a nasty contusion on his shoulder.
Hiçbir kemiği kırılmamış, sadece omzunda ciddi bir **kontüzyon** vardı.
After the game, he found a huge contusion he didn't notice earlier.
Maçtan sonra, daha önce fark etmediği büyük bir **kontüzyon** buldu.
"It's just a contusion," the nurse reassured him, "nothing's broken."
"Sadece bir **kontüzyon**," hemşire onu rahatlattı, "hiçbir şey kırık değil."