输入任意单词!

"contradictory" 的Turkish翻译

çelişkili

释义

Birbirine tamamen zıt veya aynı anda doğru olamayacak ifadeler, davranışlar ya da fikirleri tarif eder.

用法说明(Turkish)

Genellikle resmî, akademik veya hukuki ortamlarda kullanılır. 'Çelişkili ifadeler', 'çelişkili delil' gibi kalıplarla sıkça geçer; sadece zıt olmak değil, arada tutarsızlık veya çatışma olmasını vurgular.

例句

Their stories were contradictory and confused the police.

Onların hikayeleri **çelişkiliydi** ve polisi şaşırttı.

The two reports provided contradictory information.

İki rapor **çelişkili** bilgiler verdi.

Her actions were contradictory to her promises.

Onun davranışları, verdiği sözlerle **çelişkiliydi**.

It's hard to trust him because he's always giving contradictory answers.

Ona güvenmek zor çünkü her zaman **çelişkili** cevaplar veriyor.

The politician’s statements last week were totally contradictory to what he said yesterday.

Geçen hafta siyasetçinin yaptığı açıklamalar, dün söyledikleriyle tamamen **çelişkiliydi**.

Sometimes our feelings can be contradictory, and that's okay.

Bazen duygularımız **çelişkili** olabilir ve bu gayet normaldir.