"contingent" in Turkish
Definition
Bir olayın ya da durumun başka bir şarta bağlı olması; ayrıca ortak bir özellik ya da amaçla bir araya gelen grup için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Sıklıkla resmi yazışmalarda 'contingent on' ifadeleriyle karşılaşılır ve 'bir şeye bağlı' anlamındadır. Grup anlamında ise, özellikle spor veya uluslararası etkinliklerde kullanılır. 'Contingency' ile karıştırmamak gerekir.
Examples
The trip is contingent on the weather.
Gezi hava durumuna **bağlı**.
Our school sent a contingent to the science fair.
Okulumuz bilim fuarına bir **grup** gönderdi.
Payment is contingent upon approval.
Ödeme onaya **bağlı**.
Her job offer is contingent on passing the background check.
İş teklifi, arka plan kontrolünü geçmesine **bağlı**.
A large contingent of fans traveled to see the match.
Maçı izlemek için büyük bir **grup** taraftar gitti.
Success is always contingent on hard work and a bit of luck.
Başarı her zaman çok çalışmaya ve biraz da şansa **bağlıdır**.