"contemptible" in Turkish
Definition
Çok kötü, ahlaken yanlış veya aşağı görülen kişi ya da davranış için kullanılır; hiçbir saygıyı hak etmez.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve çok güçlü bir olumsuzluk taşır; genellikle 'aşağılık bir hareket' veya 'aşağılık davranış' gibi ifadelerle kullanılır. Sadece hoşnutsuzluktan öte, ahlaki bir yargı vardır.
Examples
He told a contemptible lie to his friends.
Arkadaşlarına **aşağılık** bir yalan söyledi.
Stealing from the poor is a contemptible act.
Fakirden çalmak **aşağılık** bir harekettir.
His actions were completely contemptible.
Onun davranışları tamamen **aşağılıktı**.
People find cheating on tests contemptible.
İnsanlar sınavda kopya çekmeyi **aşağılık** bulur.
What you did was absolutely contemptible—I can't believe it.
Yaptığın şey kesinlikle **aşağılık**—inanamıyorum.
She called his behavior contemptible in front of everyone.
O, onun davranışını herkesin önünde **aşağılık** olarak nitelendirdi.