"conserve" in Turkish
Definition
Bir şeyi daha uzun süre kullanmak için dikkatlice kullanmak veya önemli bir şeyi zarar görmekten ya da israf edilmekten korumak.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla çevre ya da kaynaklarla ilgili olarak ('conserve energy', 'conserve water') kullanılır. Para ya da zaman için kullanılmaz; bunlar için 'save' tercih edilir. Ayrıca, vahşi hayatı veya tarihi alanları korumak anlamında da kullanılır.
Examples
We need to conserve water during the summer.
Yazın suyu **korumamız** gerekiyor.
Turn off the lights to conserve energy.
Enerji **korumak** için ışıkları kapatın.
We must conserve our natural resources.
Doğal kaynaklarımızı **korumalıyız**.
By recycling, we can help conserve the environment.
Geri dönüşüm yaparak çevreyi **koruyabiliriz**.
This organization works hard to conserve endangered species.
Bu kuruluş, nesli tükenmekte olan türleri **korumak** için çok çalışıyor.
If we don't conserve fuel, we might run out soon.
Yakıtı **korumazsak**, yakında bitebilir.