"connoisseur" in Turkish
Definition
Belirli bir alanda, özellikle sanat, yemek veya şarapta derin bilgi ve zevk sahibi, kaliteyi değerlendirebilen kişi.
Usage Notes (Turkish)
'Bilirkişi' ve 'gurme' daha çok sanat, yemek, şarap gibi özel alanlarda kullanılır; genel uzmanlık için 'uzman' tercih edilir.
Examples
He is a connoisseur of French wine.
O, Fransız şarabı konusunda bir **bilirkişi**dir.
A true connoisseur can tell the difference between real and fake paintings.
Gerçek bir **bilirkişi**, gerçek tablo ile sahtesini ayırt edebilir.
She became a cheese connoisseur after traveling in Europe.
Avrupa’da gezdikten sonra bir peynir **bilirkişisi** oldu.
Being a connoisseur isn’t just about knowing facts—it’s about having a deep appreciation and taste.
**Bilirkişi** olmak sadece bilgi sahibi olmak değil, aynı zamanda derin bir beğeni ve zevke sahip olmaktır.
If you want advice on coffee, talk to Jenna—she’s a real connoisseur.
Kahve hakkında tavsiye istiyorsan Jenna ile konuş—o gerçek bir **bilirkişi**.
He prides himself on being a connoisseur of classic movies.
Klasik filmler konusunda **bilirkişi** olmakla gurur duyuyor.