"confusion" in Turkish
Definition
Bir şeyi tam olarak anlayamama hali veya ortamın karışık ve belirsiz olması durumu. Hem kişisel bir duyguya hem de ortamın düzensizliğine işaret edebilir.
Usage Notes (Turkish)
'Kargaşa yaratmak', 'kafa karışıklığını gidermek' ifadeleriyle sıkça kullanılır. 'Confused' (kafa karışık) kişiyi anlatır; 'confusion' durumu veya ortamı niteler.
Examples
The new map caused confusion among the tourists.
Yeni harita turistler arasında **kargaşa**ya neden oldu.
There was some confusion about the meeting time.
Toplantı saatiyle ilgili biraz **kafa karışıklığı** oldu.
Her face showed confusion when she read the message.
Mesajı okuduğunda yüzüne **kafa karışıklığı** yansıdı.
Sorry for the confusion—I sent you the wrong file.
**Karışıklık** için özür dilerim—yanlış dosya gönderdim.
To avoid confusion, let's put everything in writing.
**Kargaşa**yı önlemek için her şeyi yazılı hale getirelim.
The last-minute changes created total confusion backstage.
Son dakika değişiklikleri, kuliste tam bir **kargaşa** yarattı.