"confuse" in Turkish
Definition
Birinin kafasını karıştırmak ya da nesne veya fikirleri birbirine benzetip ayırt etmeyi zorlaştırmak.
Usage Notes (Turkish)
Genelde gayriresmi; 'confuse someone', 'confuse A with B' gibi kullanılır. Zihinsel durum ya da nesne/fikir karışıklığında kullanılır. 'confused' veya 'confusing' ile aynı değildir.
Examples
This math problem confuses me.
Bu matematik problemi beni **şaşırtıyor**.
Don't confuse salt with sugar.
Tuz ile şekeri **karıştırma**.
Loud noises confuse the dog.
Yüksek sesler köpeği **şaşırtıyor**.
Sorry, I always confuse your name with your brother's.
Üzgünüm, adını hep kardeşinin adıyla **karıştırıyorum**.
All these instructions just confuse me more.
Tüm bu talimatlar beni daha da fazla **şaşırtıyor**.
Don't let the technical words confuse you—it's actually simple.
Teknik kelimeler seni **şaşırtmasın**, aslında çok basit.