"confrontation" in Turkish
Definition
İki veya daha fazla kişinin ya da grubun yüz yüze gelerek genellikle tartışma veya anlaşmazlık yaşadığı durumdur; bazen fiziksel güç de işin içine girebilir.
Usage Notes (Turkish)
'confrontation' genellikle resmi veya tarafsız bir tonda kullanılır ve hem fiziksel hem sözel tartışmalar için geçerlidir. Sık kullanılan kalıplar: 'a confrontation with', 'to avoid confrontation'. 'conversation' (dostça sohbet) ve 'conflict' (daha geniş çatışma) ile karıştırmayın.
Examples
The two boys had a confrontation on the playground.
İki çocuk oyun alanında bir **karşılaşma** yaşadı.
She tried to avoid any confrontation with her boss.
Patronuyla herhangi bir **yüzleşmeden** kaçınmaya çalıştı.
A serious confrontation can lead to bigger problems.
Ciddi bir **karşılaşma** daha büyük sorunlara yol açabilir.
There was a loud confrontation between the neighbors last night.
Dün gece komşular arasında yüksek sesli bir **karşılaşma** yaşandı.
Instead of a calm discussion, the meeting turned into a heated confrontation.
Sakin bir tartışma yerine, toplantı hararetli bir **yüzleşmeye** dönüştü.
He isn't afraid of confrontation and speaks his mind openly.
**Karşılaşmadan** korkmaz ve düşüncelerini açıkça söyler.