"concur" in Turkish
Definition
Birisiyle aynı fikirde olmak veya aynı görüşü paylaşmak. Ayrıca olayların aynı anda gerçekleşmesini anlatmak için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve akademik ortamlarda sık kullanılır; günlük konuşmada 'katılmak' daha yaygındır. Aynı anda gerçekleşen olaylar için de kullanılabilir.
Examples
I concur with your opinion.
Senin fikrine **katılıyorum**.
They all concurred that it was a good idea.
Hepsi bunun iyi bir fikir olduğu konusunda **aynı fikirdelerdi**.
Do you concur with this decision?
Bu karara **katılıyor musun**?
All the doctors concurred after reviewing the test results.
Tüm doktorlar test sonuçlarını inceledikten sonra **aynı fikirdeydi**.
Their answers rarely concur, which makes discussions lively.
Cevapları nadiren **uyuşur**, bu da tartışmaları canlı kılar.
The two events concurred last year, causing a lot of confusion.
İki etkinlik geçen yıl **aynı anda gerçekleşti** ve çok fazla karışıklık yarattı.