"compassionate" em Turkish
Definição
Acı çeken veya yardıma muhtaç kişilere karşı şefkat ve yardım etme isteği gösteren kişiyi tanımlar.
Notas de Uso (Turkish)
'compassionate leader', 'compassionate gesture' gibi olumlu, resmi ya da nötr anlamda kişi veya kurumlar için kullanılır. Nesneler için genellikle kullanılmaz. Sadece duyguda değil, fiili yardım ve ilgiyi de kapsar.
Exemplos
The doctor was very compassionate with her patients.
Doktor, hastalarına karşı çok **şefkatli**ydi.
My mother is a compassionate person.
Annem **şefkatli** bir insandır.
We need more compassionate leaders in the world.
Dünyada daha fazla **şefkatli** lidere ihtiyacımız var.
Her compassionate gesture made a big difference to the family.
Onun **şefkatli** davranışı ailenin hayatında büyük bir fark yarattı.
It's amazing how compassionate kids can be toward animals in need.
Çocukların yardıma ihtiyacı olan hayvanlara karşı ne kadar **şefkatli** olabildiklerine şaşırıyorum.
If you want to build trust, being compassionate matters just as much as being honest.
Güven inşa etmek istiyorsanız, **şefkatli** olmak da en az dürüst olmak kadar önemlidir.