Type any word!

"col" in Turkish

boyun

Definition

İki zirve arasındaki sırtın en alçak noktasıdır ve genellikle dağ geçidi veya yol olarak kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Teknik bir terimdir; esas olarak coğrafya, dağcılık ve yürüyüşte kullanılır. Günlük konuşmada nadiren geçer. 'Saddle' (eyer) ile karıştırılabilir, ancak her zaman aynı değildir.

Examples

The hikers crossed the col before noon.

Yürüyüşçüler, öğleden önce **boyun**u geçti.

A river sometimes flows through a col between mountains.

Bazen bir nehir, dağlar arasındaki **boyun**dan akar.

The map shows a col close to the highest peak.

Harita, en yüksek zirveye yakın bir **boyun**u gösteriyor.

We stopped to rest at the col before climbing the last ridge.

Son sırtı tırmanmadan önce **boyun**da dinlenmek için durduk.

That narrow col is often used by local shepherds and their flocks.

O dar **boyun**, yerel çobanlar ve sürüleri tarafından sıkça kullanılır.

If the weather turns bad, we'll take the lower col instead of the main trail.

Hava kötüleşirse ana yol yerine daha alçak bir **boyun**dan geçeceğiz.