Type any word!

"cockpit" in Turkish

kokpit

Definition

Bir uçağın ön kısmında pilotun oturduğu ve aracı kontrol ettiği alandır. Ayrıca bazı teknelerde, yarış arabalarında veya uzay araçlarında da kontrol alanı anlamına gelebilir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle uçaklarda kullanılır, ancak yarış tekneleri, yarış arabaları ya da uzay araçlarında da kontrol bölümü olarak geçebilir. 'Cabin' yolcu alanı için kullanılır, karıştırmayın.

Examples

The pilot sat in the cockpit and started the engine.

Pilot **kokpite** oturdu ve motoru çalıştırdı.

The cockpit is full of buttons and screens.

**Kokpit** düğmeler ve ekranlarla dolu.

Visitors cannot enter the cockpit during a flight.

Ziyaretçiler uçuş sırasında **kokpite** giremez.

She dreams of one day sitting in the cockpit of a space shuttle.

Bir gün uzay mekiğinin **kokpitinde** oturmayı hayal ediyor.

Rain was leaking into the race car's cockpit, making it hard for the driver to see.

Yağmur yarış arabasının **kokpitine** sızıyordu, bu da sürücünün görmesini zorlaştırıyordu.

Can you imagine all the things a pilot has to handle from the cockpit?

Bir pilotun **kokpitte** ne kadar çok şeyle ilgilenmesi gerektiğini hayal edebiliyor musun?