"coach" in Turkish
Definition
Spor takımı veya bireysel sporcuyu çalıştıran kişi. İş veya kişisel gelişimde rehberlik eden kişi ya da uzun yolculuklarda kullanılan büyük otobüs anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
En sık spor alanında, örn. 'futbol antrenörü', 'baş antrenör' gibi kullanılır. Kişisel gelişim ve işte 'yaşam koçu', 'kariyer koçu' ifadeleri yaygındır. Aracın anlamı daha çok İngilizce ve seyahat bağlamında geçer; günlük konuşmada genellikle 'otobüs' denir. 'Teach' ya da 'train' ile karıştırılmamalıdır; koç gelişimi teşvik eder.
Examples
My coach helps me practice every day.
**Antrenörüm** her gün antrenman yapmamda yardımcı oluyor.
We took a coach to the beach.
Plaja **otobüs** ile gittik.
Her coach says she is getting stronger.
Onun **antrenörü**, güçlendiğini söylüyor.
I hired a career coach to help me prepare for interviews.
Görüşmelere hazırlanmak için kariyer **koçu** tuttum.
The coach ride was long, but at least the seats were comfortable.
**Otobüs** yolculuğu uzundu ama en azından koltuklar rahattı.
Our new coach really knows how to motivate the team.
Yeni **antrenörümüz** takıma gerçekten motivasyon vermeyi biliyor.