"clutch" in Turkish
Definition
'Clutch', isim olarak arabada motor ve tekerlekleri bağlayan cihazı, küçük el çantasını veya sıkı tutmayı ifade eder. Fiil olarak sıkıca tutmak anlamındadır.
Usage Notes (Turkish)
Arabada teknik olarak kullanılır ('clutch pedal'), modada gündelik ('clutch purse'), sporda/oyunda baskı anındaki başarı için argo olarak ('a clutch play') kullanılır. Fiil olarak genellikle 'at' ile gelir ('clutch at his chest').
Examples
I pressed the clutch to change gears.
Vites değiştirmek için **debriyaja** bastım.
She carried a red clutch to the party.
Partiye kırmızı bir **clutch çanta** ile gitti.
The child clutched his mother's hand tightly.
Çocuk annesinin elini sıkıca **tuttu**.
He made a clutch play and won the game for his team.
Takımı için **kritik** bir hamle yaptı ve oyunu kazandı.
She clutched her bag when she heard a strange noise.
Garip bir ses duyunca çantasını **sıkıca tuttu**.
My car's clutch is starting to wear out and needs repair.
Arabamın **debriyajı** eskimeye başladı ve onarıma ihtiyaç var.