"clot" in Turkish
Definition
Bir sıvının, özellikle de kanın, akışı durduğunda ve yoğun bir parça olarak biriktiğinde oluşan kütledir. Genellikle tıbbi anlamda, kanamayı durdurmak için oluşur.
Usage Notes (Turkish)
En çok tıbbi bağlamda, özellikle 'kan pıhtısı' için kullanılır. Fiil olarak da kullanılabilir: 'Kan pıhtılaşabilir.' 'Clog' (tıkanma) ile karıştırmayın.
Examples
A clot stopped the bleeding from his cut.
Bir **pıhtı**, kesik yerindeki kanamayı durdurdu.
The nurse checked for a clot in the patient’s leg.
Hemşire hastanın bacağında **pıhtı** olup olmadığını kontrol etti.
If blood does not clot, it can be dangerous.
Eğer kan **pıhtılaşmazsa**, bu tehlikeli olabilir.
Doctors worry about clots forming after surgery.
Doktorlar, ameliyattan sonra **pıhtıların** oluşmasından endişe eder.
A blood clot in the brain can cause a stroke.
Beyindeki bir **kan pıhtısı** felce yol açabilir.
Sometimes, cream will clot if you leave it out too long.
Bazen krema dışarıda fazla kalırsa **pıhtılaşır**.