"clique" in Turkish
Definition
Birlikte vakit geçiren ve başkalarını aralarına almayan küçük, seçkin bir grup. Genellikle okul veya iş ortamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
‘Clique’ kelimesi genellikle olumsuz bir anlam taşır (‘okul kliki’, ‘sosyal klik’ gibi). ‘Click’ ile karıştırmayın.
Examples
She wants to join the popular clique at school.
O, okulda popüler olan **klik**'e katılmak istiyor.
Only a small clique goes to that café every day.
Sadece küçük bir **klik** her gün o kafeye gider.
The clique does not let new students join them.
**Klik** yeni öğrencileri aralarına almıyor.
It feels like every office has its own little clique.
Sanki her ofiste kendi küçük **klik**'i varmış gibi.
You can tell they're a clique because they always sit together and whisper.
Sürekli birlikte oturup fısıldaştıklarından, onların bir **klik** olduğu belli.
Being left out of a clique can make people feel lonely at school.
Bir **klik** dışında kalmak, okulda insanı yalnız hissettirebilir.