Type any word!

"clink" in Turkish

çınlamahapishane (argo, eski)

Definition

İki cam veya metal nesnenin hafifçe birbirine çarpmasıyla oluşan kısa ve ince bir sestir. Argo olarak 'hapishane' anlamında da eski tarzda kullanılabilir.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok kadeh tokuşturmak gibi cam veya metalin hafif çarpışmasında kullanılır. 'the clink' eski filmlerde 'hapishane' anlamında yer alabilir. 'Clank' ile karıştırılmamalı; o daha ağır bir sestir.

Examples

I heard the clink of coins in his pocket.

Cebindeki madeni paraların **çınlamasını** duydum.

They clinked their glasses to celebrate.

Onlar kutlama için kadehlerini **çınlattılar**.

There was a soft clink as he put down the spoon.

Kaşığı bırakırken hafif bir **çınlama** duyuldu.

Let’s raise a glass and clink to good news!

Hadi, bir kadeh kaldıralım ve iyi haberler için **çınlatalım**!

His keys made a clink as they hit the table.

Anahtarları masaya çarptığında bir **çınlama** oldu.

He spent a night in the clink after the party got out of hand.

Parti kontrol dışına çıkınca bir geceyi **hapishanede** geçirdi.