"claustrophobic" in Turkish
Definition
Küçük ve kapalı alanlarda kişiyi rahatsız eden, bunalma ya da kaygı hissi oluşturan durum veya ortamı tanımlar. Kişiler veya yerler için kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Kişi ve mekânlar için kullanılabilir. 'feel claustrophobic' deyimi, fiziksel yerlerde veya sıkıntılı durumlarda kullanılabilir.
Examples
She feels claustrophobic in elevators.
Asansörde **klostrofobik** hissediyor.
This room is so small, it's almost claustrophobic.
Bu oda o kadar küçük ki neredeyse **klostrofobik**.
Are you claustrophobic?
Sen **klostrofobik** misin?
The crowded subway makes me feel really claustrophobic.
Kalabalık metroda kendimi çok **klostrofobik** hissediyorum.
Some people get claustrophobic just wearing a tight mask.
Bazı insanlar sadece dar bir maske takınca bile **klostrofobik** olabiliyor.
Working in a windowless office can feel claustrophobic after a while.
Penceresiz bir ofiste çalışmak zamanla **klostrofobik** hissettirebilir.