"clamoring" in Turkish
Definition
Bir grup insanın yüksek sesle talepte bulunması ya da görüşlerini güçlü şekilde ifade etmesi.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle kalabalıklar veya gruplar bir şeyi yüksek sesle istemek için kullanır. 'Clamoring for attention' gibi ifadelerde sıkça geçer. Günlük konuşmada nadiren, daha çok betimleyici dille kullanılır.
Examples
The children were clamoring for ice cream after dinner.
Çocuklar akşam yemeğinden sonra dondurma için **bağırıp çağırıyordu**.
People were clamoring to get tickets for the show.
İnsanlar gösteri için bilet alabilmek adına **bağırıp çağırıyordu**.
Fans are clamoring for the band’s new album.
Hayranlar grubun yeni albümü için **bağırıp çağırıyor**.
Reporters were clamoring for answers outside the courthouse.
Gazeteciler adliye dışında cevap almak için **bağırıp çağırıyordu**.
Voices were clamoring to be heard during the heated debate.
Hararetli tartışmada sesler **bağırıp çağırarak** duyuluyordu.
Online users are clamoring for updates about the breaking news.
Çevrim içi kullanıcılar son dakika haber güncellemeleri için **bağırıp çağırıyor**.