Tapez n'importe quel mot !

"citizenship" in Turkish

vatandaşlık

Definition

Bir ülkenin resmi üyesi olma durumu; genellikle oy kullanma hakkı ve yasalara uyma gibi sorumlulukları içerir.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla resmi veya hukuki alanlarda kullanılır. 'Çifte vatandaşlık', 'vatandaşlık başvurusu', 'vatandaşlık kaybı' gibi ifadelerde görülür.

Examples

He applied for citizenship in Canada.

O, Kanada **vatandaşlığı** için başvurdu.

You need citizenship to vote in national elections.

Ulusal seçimlerde oy kullanmak için **vatandaşlık** gerekir.

She lost her citizenship after moving abroad.

Yurtdışına taşındıktan sonra **vatandaşlığını** kaybetti.

Gaining citizenship can take several years, depending on the country.

**Vatandaşlık** kazanmak ülkeye göre birkaç yıl sürebilir.

My parents both have dual citizenship, so they can live in either country.

Ebeveynlerimin ikisi de çifte **vatandaşlığa** sahip, bu yüzden her iki ülkede de yaşayabiliyorlar.

Participating in your community is an important part of citizenship.

Toplumuna katılmak **vatandaşlığın** önemli bir parçasıdır.