"circumstances" in Turkish
Definition
Bir olayın gerçekleşmesini etkileyen veya açıklayan koşullar, durumlar ya da olayın çevresel faktörleri. Genellikle bir kişinin yaşam koşulları veya bir olayın bağlamı anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle çoğul olarak ('koşullar' veya 'şartlar') kullanılır: 'under the circumstances', 'kontrolümüz dışında gelişen koşullar' gibi ifadelerde geçer. 'Durum'dan daha kapsamlı ve resmidir.
Examples
We had to move because of family circumstances.
Aile **koşulları** nedeniyle taşınmak zorunda kaldık.
His circumstances changed after he lost his job.
İşini kaybettikten sonra onun **koşulları** değişti.
Under the circumstances, we stayed home.
Bu **koşullarda** evde kaldık.
I know this isn't ideal, but it's the best we can do under the circumstances.
Bunun ideal olmadığını biliyorum ama bu **koşullarda** elimizden gelenin en iyisi bu.
She handled the whole thing really well, especially considering the circumstances.
Tüm bu süreci çok iyi yönetti, özellikle **koşullar** göz önüne alındığında.
Due to circumstances beyond our control, tonight's event has been canceled.
Kontrolümüz dışında gelişen **koşullar** nedeniyle bu akşamki etkinlik iptal edildi.