"circumstance" in Turkish
Definition
Bir olay, eylem veya duruma bağlı olan ve gelişmeleri etkileyen durum ya da şart.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla çoğul kullanılır ('koşullar', 'durumlar') ve genel koşulları anlatır. Resmi bir ifadedir. Sık kullanılan ifadeler: 'hiçbir koşulda', 'koşullar nedeniyle', 'koşulların değişmesi'.
Examples
We met by circumstance, not by plan.
Biz plan yapmadan, **koşul** gereği karşılaştık.
The difficult circumstance made it hard to finish the work.
Zor **koşul** işi bitirmeyi zorlaştırdı.
Each person's circumstance is different.
Her kişinin **koşulu** farklıdır.
Given the circumstances, we had no choice but to cancel the event.
**Koşullar** göz önüne alındığında, etkinliği iptal etmek zorunda kaldık.
Under no circumstance should you open that door.
Hiçbir **koşulda** o kapıyı açmamalısın.
She adapted quickly to a new city and tough circumstances.
O, yeni bir şehre ve zor **koşullara** hızla uyum sağladı.