"charmer" in Turkish
Definition
Çok çekici veya sempatik olup insanları kolayca etkileyen ve sevdiren kişi. Bazen bu özelliğini avantajına kullanabilir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok gayriresmî ve eğlenceli sohbetlerde kullanılır; övgü ya da hafif şaka anlamı taşıyabilir. Bazen manipülasyon ima edilebilir.
Examples
He's such a charmer; everyone likes him at school.
O tam bir **çekici kişi**; okulda herkes onu sever.
My uncle is a real charmer with his funny stories.
Amcam komik hikayeleriyle tam bir **cazibesi olan kimse**.
The puppy is a little charmer; we all love it.
O köpek yavrusu küçük bir **çekici kişi**; hepimiz onu çok seviyoruz.
Watch out—he's a smooth charmer, and he knows exactly what to say.
Dikkat et—o tam bir usta **cazibesi olan kimse**, ne söyleyeceğini iyi bilir.
That politician is a real charmer, but can you trust him?
O politikacı tam bir **çekici kişi**, ama ona güvenebilir misin?
She’s a charmer—she always gets free coffee from the café!
O bir **çekici kişi**—kafede her zaman ücretsiz kahve alıyor!