"chaotic" in Turkish
Definition
Düzenin olmadığı, her şeyin karışık ve kontrolsüz olduğu durumları ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle ortam, durum veya olaylar için kullanılır; örneğin 'chaotic traffic', 'chaotic scene'. İnsanlar için doğrudan kullanılmaz, daha çok ortam veya eylemleri için geçerlidir.
Examples
The classroom was chaotic after the bell rang.
Zil çaldıktan sonra sınıf **kaotik** bir hale geldi.
Her desk is always chaotic with papers everywhere.
Masası her zaman kağıtlarla **karmakarışık** olur.
The city felt chaotic during the festival.
Festivalde şehir **kaotik** bir hale bürünmüştü.
It gets so chaotic in the kitchen when everyone tries to cook at the same time.
Herkes aynı anda yemek yapmaya çalışınca mutfak çok **kaotik** olur.
After the announcement, the whole office was suddenly chaotic.
Duyuru sonrası bütün ofis bir anda **kaotik** hale geldi.
My thoughts are so chaotic I can't focus on anything right now.
Düşüncelerim o kadar **kaotik** ki şu an hiçbir şeye odaklanamıyorum.