"castaway" in Turkish
Definition
Gemi kazası sonucu ıssız bir adada yalnız başına kalan kişi.
Usage Notes (Turkish)
Bu kelime genellikle deniz kazasından sonra adada kalan kişiler için kullanılır, şehirde terk edilen kişiler için uygun değildir.
Examples
The castaway built a shelter from palm leaves.
**Kazazede** palmiyeden bir barınak yaptı.
Robinson Crusoe is a famous story about a castaway.
Robinson Crusoe, ünlü bir **kazazede** hikayesidir.
The boat capsized, leaving him a castaway on the island.
Tekne alabora oldu ve o, adada bir **kazazede** olarak kaldı.
After days at sea, the castaway finally spotted another ship on the horizon.
Denizde günlerce kaldıktan sonra, **kazazede** sonunda ufukta başka bir gemi gördü.
No one expected to find a castaway living alone for years.
Kimse yıllarca yalnız yaşayan bir **kazazede** bulmayı beklemiyordu.
He felt like a castaway in a world full of strangers.
Kendini yabancılarla dolu bir dünyada **kazazede** gibi hissediyordu.