Type any word!

"carrying" in Turkish

taşıyan

Definition

Bir şeyi elinde tutarak bir yerden başka bir yere taşımak, ya da bir şeyi yanında bulundurmak veya sorumluluk almak anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

'carrying', 'be' fiilinden sonra sıkça kullanılır. 'carry' ile 'wear' (giymek) ve 'bring' (getirmek) karıştırılmamalı.

Examples

He is carrying a heavy box.

O ağır bir kutu **taşıyor**.

She is carrying her baby to the car.

Bebeğini arabaya **taşıyor**.

I am carrying my phone in my pocket.

Telefonumu cebimde **taşıyorum**.

Why are you carrying so much cash?

Neden bu kadar çok nakit para **taşıyorsun**?

She has been carrying the whole team for months.

O, aylardır bütün takımı **taşıyor**.

I'm tired of carrying all this responsibility alone.

Bütün bu sorumluluğu tek başıma **taşımaktan** yoruldum.